Anasayfa › Teknik SEO
Teknik Seo
Teknik SEO, sitenin uzaktan bakan birine nasıl ulaştığıyla ilgilenir: birden çok para biriminde gösterilen fiyat, fotoğrafla yapılan aramalar, başka bir firmanın sayfasında açılan rezervasyon adımı ve başka ülkeden çevrilince çalışmayan telefon numarası.
Teknik SEO Fiyatı Birden Çok Para Biriminde Gösteren Bir Sayfayı Nasıl Ele Alır?
Girne’de bir araç kiralama ofisi günlük fiyatlarını üç ayrı para biriminde gösteriyor; hangisinin görüneceği sayfanın tepesindeki küçük bir düğmeyle seçiliyor. Yola çıkmadan önce araç arayan bir yolcu, ofisin sayfasını arama sonuçlarında fiyatıyla birlikte görüyor. Rakam doğru; yanındaki para birimi ise onun seçeceği değil. Pahalı sanıp alttaki sonuca geçiyor. Teknik SEO fiyatın kendisine değil, bu seçimin sitede nasıl kurulduğuna bakar.
En sık rastlanan düzende her para biriminin kendi adresi vardır: düğmeye dokunulunca adresin sonuna kısa bir ek gelir ve sayfa yeniden açılır. Araç, fotoğraf ve yazı aynıdır; değişen yalnızca rakamdır. Arama motorunun gözünde ise bunların her biri başka bir sayfadır. Tek bir araç sayfası üçe, yirmi araçlık bir filo altmış sayfaya çıkar; sonuçlarda hangisinin gösterileceğini de artık siz seçemezsiniz.
İkinci düzende adres hiç değişmez. Düğme yalnızca ekranda görüneni değiştirir; yapılan seçimi ziyaretçinin tarayıcısı, yani internette gezdiği program aklında tutar. Arama motorunun önünde tek adres, tek sayfa durur. Ayrı adresler bir nedenle kalacaksa her birinin koduna, yani sayfanın ziyaretçiye görünmeyen arka yüzüne, asıl sayfanın hangisi olduğunu söyleyen bir satır eklenir; arama motoru buna çoğu zaman uyar, kopyaları asıl sayfanın arkasında toplar.
Arama sonucunda görünen fiyat çoğu zaman sayfanın kodundaki kısa bir nottan okunur; ziyaretçi bu notu görmez. Notta tek bir rakam ve yanında para biriminin üç harfli kodu yazar. Kural yalındır: notta duran, sayfayı ilk kez açan birinin ekranda gördüğüyle aynı olmalıdır. Ekranda bir para birimi, notta başkası yazıyorsa sonuçta yanlış fiyat çıkabilir ya da fiyat hiç gösterilmeyebilir.
Kimi site para birimini, ziyaretçinin hangi ülkeden bağlandığına bakıp kendisi seçer. Kulağa hoş gelir; oysa sakıncaları vardır. Arama motorlarının sayfaları gezen yazılımı, yani botu, genellikle hep aynı ülkeden gelir ve yalnızca o ülkeye gösterilen sürümü okur. Kişinin o an durduğu yer, hangi parayla ödemek istediğini de söylemez. Kurla çevrilen rakamlar seyrek yenileniyorsa ekrandaki fiyat ile ödeme anındaki fiyat birbirinden uzaklaşır.
Sayfada bir şey daha açıkça yazmalıdır: ödeme gerçekte hangi para biriminde alınıyor, öteki rakamlar yalnızca fikir vermek için mi? Bunların çoğu dışarıdan görülür. Biz işe sitenizi ışığa tutarak başlarız: kumaşı ya da banknotu ışığa kaldıran kişi, elin duymadığını görür. Teknik SEO için de site önce böyle, dışarıdan ışığa tutulur; bunun için ne ücret alınır ne de şifre istenir.
Fotoğrafla Yapılan Aramalarda Sitenizdeki Görseller Nasıl Bulunur?
Bir lokantada masaya ızgara hellim gelir. Yurt dışından gelmiş misafir tabağın fotoğrafını çeker ve telefonuna tek kelime yazmadan o kareyle arama yaptırır: bu nedir, nereden alınır? Ekrana benzer tabaklar, yemek tarifleri, birkaç büyük mağaza dizilir. Peyniri yapan üreticinin sitesi aralarında yoktur. Oysa o sitede hellimin fotoğrafı da yazısı da durur; eksik olan, karenin bulunmasına yardım edecek birkaç ayrıntıdır.
Fotoğrafla yapılan aramada arama motoru sözcük okumaz, biçim karşılaştırır. Karedeki nesnenin çizgilerini, rengini ve dokusunu, daha önce gezdiği sayfalardaki görsellerle yan yana koyar; en çok benzeyenleri getirir. Getirdiği her görselin arkasında bir sayfa vardır. Görselin neyi gösterdiğine karar verirken de o sayfaya döner: çevresindeki başlığa, yanındaki cümleye, dosyanın adına ve görsele iliştirilmiş kısa açıklamaya bakar.
İlk yardım, fotoğrafın sizin olmasıdır. Ürün kareyi doldurmalı, arkası sade, ışığı yeterli olmalıdır; kalabalık bir sofranın uzaktan çekilmiş karesinde peyniri insan da makine de güç seçer. Ürünü müşterinin karşılaşacağı hâlleriyle göstermek de işe yarayabilir: ambalajıyla, dilimlenmiş, ızgarada kızarmış. Misafirin çektiği kare bunlardan birine benzeyecektir; sitede yalnızca kalıp hâlindeki peynir varsa karşılaştırılacak pek bir şey kalmaz.
İkinci yardım, görselin sayfaya nasıl konduğudur. Süs gibi arka plana yerleştirilen bir kareyi arama motoru çoğu zaman görsel saymaz; fotoğraf sayfanın gerçek bir parçası olmalı, botlara kapatılmış bir klasörde durmamalıdır. Kendisini anlatan yazının hemen yanında yer alır; dosyasının adı ve kısa açıklaması karede ne olduğunu söyler. Pul kadar küçük ya da bulanık bir kare de karşılaştırmaya yetmez.
İşe yaramayanlar da bellidir. Fotoğrafın üstüne yazılmış ad, fiyat ya da telefon, sayfadaki yazının yerini tutmaz; kare küçüldüğünde okunmaz olur. Hazır görsel sitelerinden alınmış bir peynir tabağı ise aynı anda yüz ayrı sitede durur. Arama motoru aynı karenin kopyalarını çoğu zaman tek görsel sayar ve yanında birkaç sayfadan birini gösterir; o sayfanın sizinki olması için bir neden yoktur.
Bu sonuçlarda yer almanın sözünü kimse veremez; hangi karenin kimin önüne geleceğini arama motoru belirler. Teknik SEO yalnızca karenin doğru eşleşmesini kolaylaştırır. Sitenizi ışığa tuttuğumuzda, ürün sayfasında duran hazır bir görsel ya da botlara kapalı bir fotoğraf klasörü birer gölgedir: ışığın geçmediği, müşterinin aradığını göremediği yer. Her gölgenin yanına üç not yazılır: nereye düşüyor, müşteriden neyi saklıyor, hangi ay kaldırılacak.
Rezervasyon Adımı Başka Bir Firmanın Sayfasında Açıldığında Siteniz Neyi Kaybeder?
Karpaz yarımadasında, denize yakın küçük bir konukevinin sitesi özenle hazırlanmıştır: odalar, kahvaltı sofrası, bahçe. Misafir “Rezervasyon yap” düğmesine dokunur. Ekran bir an beyazlar; ardından başka renkleri, başka yazı tipi ve adres çubuğunda hiç duymadığı bir adı olan bir sayfa açılır. Konukevinin adı bir köşede, küçük harflerle durur. Misafir yanlış yere mi geldiğini düşünür; kart bilgisinin isteneceği adım tam da budur.
Kıbrıs genelinde küçük otellerin ve kiralama ofislerinin birçoğu, yer ayırtma ve ödeme adımını bu işi yapan hazır bir sisteme bırakır. Bunda yanlış yoktur; böyle bir düzeni baştan kurmak pahalıdır. İlk kayıp güvendir: insan en dikkatli olduğu anda, ödeme yapacakken, tanımadığı bir adrese geçirilmiştir. Geçişten önce yazılmış tek bir cümle bile işe yarar: “Ödeme, çalıştığımız rezervasyon sisteminin sayfasında alınır.”
İkinci kayıp sayıdır. Sitenizdeki ziyaret sayacı, yani kaç kişinin gelip ne yaptığını kaydeden küçük kod, misafiri düğmeye dokunana kadar izler; öteki adrese geçtiği anda onu gitmiş sayar. Kaç kişinin rezervasyonu bitirdiğini, kaçının yarıda bıraktığını göremezsiniz. Sayaca misafiri öteki adreste de izlemesi söylenebilir; ancak bunun için o sistemin, kendi sayfasına sizin sayacınızın kodunun konmasına izin vermesi gerekir.
Üçüncü kayıp içeriktir. Oda fiyatları, boş günler ve iptal koşulları çoğu zaman yalnızca öteki adreste yazar; arama motoru bunları sizin sitenizin değil, o adresin içeriği olarak okur. Bu yüzden oda sayfalarınız kendi başına eksiksiz olmalıdır: oda nasıldır, fiyata neler girer, koşullar nedir? Fiyat iki tarafta da aynı rakamla ve aynı para biriminde görünmelidir; farkı gören misafir hangisine inanacağını bilemez.
Kimi siteler ayrı sayfa açmak yerine sistemi kendi sayfasının içine, bir pencere olarak yerleştirir. Adres çubuğunda sizin adınız kalır; bu iyidir. Telefonda ise pencere çoğu zaman dar gelir: sayfanın içinde ikinci bir kaydırma çubuğu belirir, klavye açılınca kutular ekranın dışında kalır. Kimi tarayıcılar başka adresten gelen pencerelerin bilgi saklamasını kısıtladığı için seçilen tarih yolda yitebilir. Karar vermeden kendi telefonunuzda deneyin.
Neyin ayarlanabileceğini sistemi veren firmaya sormak gerekir: sayfaya adınız ve logonuz konabiliyor mu, sitenize dönen bir bağlantı var mı, sayaç kodu eklenebiliyor mu? Cevapların çoğu bir ayar ekranında durur. Teknik SEO işleri gölge listesinden yürür: o ay kaldırılacak gölgeleri satır satır sayan, siz onaylayınca başlanan liste. Bu geçiş orada çoğu zaman üst satırlardadır; çünkü sıra bellidir: önce kapıdaki gölge, sonra arka duvardaki.
Sayfadaki Telefon Numarası Başka Bir Ülkeden Arayan Biri İçin de Çalışır mı?
Lefke’de öğrencilere daire kiralayan bir ofisin sayfasında telefon numarası iri rakamlarla yazılıdır. Kızı bu yıl üniversiteye başlayacak bir anne, yurt dışındaki evinden numaraya dokunur. Telefon bir an bekler; sonra kayıtlı bir ses böyle bir numaranın bulunmadığını söyler. Numara yanlış değildir, adadaki her telefondan aranınca çalar. Yalnızca sayfaya, buradan arayan birinin çevireceği biçimde yazılmıştır; anne ise burada değildir.
Yerel yazılışta numara sıfırla başlar. Bu sıfır “aynı ülkenin içinden arıyorum” demektir ve başka bir ülkenin santraline bir şey söylemez. Her yerden çalışan yazılış, başında artı işareti ile ülke kodu olan yazılıştır; baştaki sıfır düşer. Artı işareti, yurt dışını aramak için çevrilen ve ülkeden ülkeye değişen çıkış rakamlarının yerini tutar. Böyle yazılmış numarayı adadaki cep telefonu da uzaktaki telefon da çevirebilir.
Ekranda görünen rakamlar işin yarısıdır. Numaraya dokunulduğunda aramayı başlatan, yazının arkasındaki bağlantıdır; telefon orada ne yazıyorsa onu çevirir. Sayfada artılı görünen, bağlantısında ise sıfırla başlayan numaralar az değildir. Mesajlaşma uygulamasına götüren düğmeler için de aynısı geçerlidir: bu bağlantılar numarayı çoğu zaman ülke koduyla ve eksiksiz ister; yerel biçimde yazılmış bir numarayla kurulmuş bağlantı sohbeti açmak yerine hata verebilir.
Ardından yazılış bire indirilir ve her yerde aynı biçim durur: sayfaların başında, alttaki şeritte, iletişim bölümünde, ilanların altında. Göz için rakamlar boşluklarla öbeklere ayrılır; bağlantının içinde boşluk, parantez ve çizgi bulunmaz. Bir sayfada artıyla, ötekinde sıfırla, üçüncüsünde parantezle yazılmış numara üç ayrı hat gibi görünür. Kısa numaralar ve kimi özel hatlar yurt dışından aranamayabilir; yanlarına her yerden çalışan bir numara yazılır.
Numara doğru yazıldıktan sonra geriye telefonu kimin açacağı kalır. Kıbrıs işletmelerini arayanların bir bölümü başka bir ülkeden, bazen de başka bir saat diliminden arar; sayfada telefonun hangi saatlerde açıldığı, adanın saatiyle, yazmalıdır. Hangi dillerde konuşulabildiği de yazılır. İkinci bir numara eklemek çözüm değildir: açılmayan iki numara, açılmayan tek numaradan daha çok kırgınlık bırakır.
Bunların hepsi dışarıdan görülür; numara sayfada da kodda da açıkta durur. Sitenizin adresini gönderin; ücret almadan ışığa tutalım, dört yanından bakalım: teknik durumu, sayfaların içeriği, başka yerlerde hakkınızda yazılanlar, harita kaydı. Teknik SEO işi onayladığınız gölge listesiyle başlar; ay bitince, kalkan gölgeleri sade bir dille anlatan ay sonu özeti gelir. Site aralıklarla yeniden ışığa tutulur, iki bakış yan yana konur.
Fiyatlarımı üç para biriminde gösteriyorum; arama sonucunda hangisinin çıkacağını ben belirleyebilir miyim?
Doğrudan belirleyemezsiniz, ama yön verebilirsiniz. Sayfayı ilk açan kişinin gördüğü para birimi ile koddaki notta yazan aynı olursa sonuçta genellikle o çıkar. Hangisini öne koyacağınıza, müşterilerinizin çoğunun hangi parayla ödediğine bakarak karar verin. Fiyat satırının çıkıp çıkmayacağını yine de arama motoru belirler; bugün çıkan satır ertesi hafta çıkmayabilir.
Hellimimin ambalajını geçen yıl değiştirdim, sitemde eski ambalajın fotoğrafları duruyor; fotoğrafla aramada bu bana bir şey kaybettirir mi?
Kaybettirebilir. Rafta yeni ambalajı çeken kişinin karesi, sitenizdeki eski ambalajla eşleşmeyebilir. Yeni ambalajın önden çekilmiş, etiketi okunan bir fotoğrafını ürün sayfasına ekleyin. Eskisini hemen kaldırmayın; elinde hâlâ eski paket bulunan biri de arayabilir. Altına hangisinin güncel olduğunu yazın. Eski paketler raflardan çekildiğinde eski kareyi de kaldırırsınız.
Rezervasyon sistemim sayfasına sayaç kodu konmasına izin vermiyor; kaç kişinin rezervasyonu bitirdiğini başka nasıl öğrenirim?
Kaba ama işe yarar bir yol kalır. Sitenizdeki rezervasyon düğmesine kaç kez dokunulduğu sayılabilir; bu, niyetlenenlerin sayısıdır. Sistemin kendi yönetim ekranında da o ay tamamlanan rezervasyonlar yazar. İkisini ay sonunda yan yana koyduğunuzda yolda kaç kişinin vazgeçtiğini kabaca görürsünüz. Sistem değiştirecek olursanız bu izni sözleşmeden önce sorun.
Numaramı artı işareti ve ülke koduyla yazarsam adadaki müşterilerim yadırgamaz mı, aramakta zorlanmaz mı?
Zorlanmaz; cep telefonları ülke koduyla yazılmış numarayı ülkenin içinden de çevirir. Yadırganmaması için rakamları alışılmış öbeklere, boşluklarla ayırın. İsterseniz hemen altına, küçük harflerle, yerel yazılışı da ekleyin; yeter ki dokunulan bağlantı tek olsun ve ülke kodunu taşısın. Sabit telefondan arayan kişi zaten yerel yazılışa bakarak çevirir.