Anasayfa › Web Tasarım
Web Tasarım
Web tasarım, uzaktan gelen müşterinin işini yarıda bırakmamasına çalışır: araç kiralama formunda tarih ve teslim yeri seçimi, yabancı telefonu kabul eden alanlar, emlak ilanında bilgilerin sırası ve zayıf internette önce görünecekler.
Web Tasarım Araç Kiralama Formunda Tarih, Saat ve Teslim Yeri Seçimini Nasıl Kolaylaştırır?
Uçaktan inen bir yolcu, bagajını beklerken telefonundan araç kiralamaya çalışır. Form tarihi elle yazmasını ister; günü ve ayı alıştığı sırayla yazar, form kabul etmez. Düzeltir, saati seçer, yanlış seçtiğini görüp geri döner; bu kez bütün kutular boşalmıştır. Bagajı gelir, telefonu cebine koyar. Web tasarım, bir araç kiralama formunda işi bu birkaç seçimin kolaylığına bağlar; gerisi ayrıntıdır.
Böyle bir formun sorduğu şey azdır: araç ne zaman alınacak, ne zaman bırakılacak, nereden alınıp nereye bırakılacak? Tarih elle yazdırılmaz; tek dokunuşla açılan bir takvimden seçtirilir. Takvimde geçmiş günler soluk durur ve seçilemez. Seçilen gün, ayın adı sözcükle yazılmış olarak ekranda geri gösterilir; böylece günü ve ayı ayrı sırayla yazmaya alışmış iki yolcu da aynı tarihi okur.
Saat de aynı özeni ister. Kimi ziyaretçi günü yirmi dört saat üzerinden, kimi öğleden önce ve sonra diye okur. Telefonun kendi saat seçicisi kullanılırsa saat çoğu zaman ziyaretçinin cihazında alıştığı biçimde görünür. Yarım saatlik basamaklar yeter; dakikayı tek tek seçtirmek gereksizdir. Ofisin kapalı olduğu saatler ya listede yer almaz ya da yanlarında, o saatte teslimin nasıl yapılacağını söyleyen bir not durur.
Teslim yeri haritada aratılmaz; sözcüklerle yazılmış kısa bir listeden seçilir: havalimanı, liman, şehirdeki ofis, otele teslim. Aracı aldığı yere bırakacak olana ikinci soru hiç sorulmaz. Bırakma günü, alma gününden öncesine kayamaz; takvim buna izin vermez. Ziyaretçi bir seçimi düzelttiğinde öteki seçimler yerinde kalır. Saati düzeltirken tarihi de yeniden seçmek zorunda bırakılan yolcu, ikinci denemeyi genellikle başka bir ofisin sitesinde yapar.
Toplam bedel, kişisel bilgiler istenmeden önce görünmelidir: kaç gün, günlüğü ne kadar, hangi para biriminde, sigorta ve ikinci sürücü içinde mi? Adını ve telefonunu yazdıktan sonra fiyatı öğrenen ziyaretçi kendini oyuna getirilmiş sayar. Formun yanında bir cümle daha durur: Kıbrıs genelinde araçlar yolun solundan gider. Bunu bilmeyen yolcu için tek satırlık bu bilgi, otomatik vitesli bir araç seçmesine yol açabilir.
Form gönderildiğinde ekranda seçilenlerin özeti belirir; aynı özet yolcunun telefonuna ya da e-postasına da gider: gün, saat, yer, toplam. Bir formun bunları yapıp yapmadığı dışarıdan denenerek görülür. Web tasarım işine sitenizi ışığa tutarak başlarız: elindeki banknottan emin olamayan kişi onu ışığa kaldırır, avucunun anlamadığını orada görür. Site de öyle, dışarıdan ve şifre istenmeden ışığa tutulur; ışığa tutma için ücret alınmaz.
Yurt Dışından Gelen Ziyaretçi Formdaki Telefon ve Adres Alanlarını Doldurabiliyor mu?
Lefkoşa’da öğrenci evleri kiralayan bir ofisin sitesinde, başka bir ülkeden gelecek bir öğrenci başvuru formunu doldurur. Telefon kutusuna numarasını ülke koduyla yazar; kutu kırmızıya döner: “Geçersiz numara.” Bir alttaki zorunlu kutu, onda bulunmayan bir kimlik numarası ister. Adres için açılan listede yalnızca adadaki ilçeler vardır. “Gönder” düğmesi gri kalır. Öğrenci evi beğenmiştir; yazamadığı için başka bir ilana geçer.
Bir form çoğu zaman onu kuran kişinin kendi bilgileriyle denenir: yerel bir numara, buradaki bir adres, alışılmış bir ad. Hepsi kabul edilir ve form “çalışıyor” sayılır. Oysa kutuların arkasında görünmeyen kurallar vardır: numara şu rakamla başlamalı, şu kadar haneli olmalı, posta kodu boş kalmamalı. Bu kurallar yerel ziyaretçi düşünülerek yazılmıştır; yurt dışından gelen kişi her birinde bir duvara çarpar.
En sık görülen dört duvar şunlardır. Telefon kutusu yabancı bir numarayı ya da baştaki artı işaretini kabul etmez. Adres bölümü ülke sormaz; ilçeyi sabit bir listeden seçtirir. Posta kodu ya da kimlik numarası zorunludur; oysa her ülkede posta kodu kullanılmaz, buranın kimlik numarası da başka ülkeden gelende bulunmaz. Ad kutusu, tanımadığı bir harfi ya da kısa çizgiyi “geçersiz karakter” sayar.
Çaresi kuralları gevşetmektir. Telefon kutusu her ülke kodunu, boşluğu ve artı işaretini kabul eder; istenirse ülke, numaranın yanındaki küçük bir listeden seçilir. Adres için önce ülke sorulur; başka bir ülke seçildiğinde ilçe listesi kapanır, yerine serbestçe yazılan tek bir kutu gelir. Zorunlu alanlar yeniden sayılır: bu bilgi olmadan gerçekten cevap veremez misiniz? Kimlik ya da pasaport numarası çoğu zaman sözleşme gününe bırakılabilir.
Bir kutu yazılanı yine de kabul etmiyorsa nedenini söylemelidir. “Geçersiz” sözcüğü kimseye yol göstermez; “numaranızı ülke koduyla ve yalnızca rakamlarla yazın” cümlesi gösterir. Uyarı, sayfa hangi dildeyse o dilde çıkar; yabancı dildeki bir formda Türkçe beliren hata iletisi, ziyaretçinin çözemeyeceği ikinci bir engeldir. Kutunun içindeki örnek de yardım eder: beklenen yazılış, soluk harflerle ve ülke kodlu bir numarayla gösterilir.
Formu sınamanın yolu tahmin değil, denemedir: yurt dışındaki bir tanıdığınızın gerçek numarasını ve adresini yazıp gönderin, mesajın size ulaşıp ulaşmadığına bakın. Web tasarım tarafında, ücretsiz ışığa tutma sırasında yabancı numarayı geri çeviren her kutu bir gölge sayılır: müşterinin aradığını göremediği yer. Yanına üç not düşeriz: gölgenin düştüğü kutu, ziyaretçiden gizlediği şey ve hangi ayın listesine yazılacağı.
Bir Emlak İlanının Sayfasında Kat Planı, Konum ve Fotoğraflar Hangi Sırayla Durmalıdır?
Yurt dışında yaşayan bir alıcı, İskele’de satılık bir dairenin sayfasını telefonunda açar. Karşısına fotoğraflar çıkar: salon, yine salon, balkon, bir avize, binanın girişi, havuz. Otuz kareyi tek tek geçer. Dairenin kaç odalı olduğunu, kaçıncı katta durduğunu ve fiyatını öğrenmek için sayfanın en altına inmesi gerekir. Oraya varana kadar iki kez yanlışlıkla başka bir ilana dokunur.
Bir ilan sayfası alıcının sorularının sırasıyla okunur ve bu sıra pek değişmez. Önce ne ve nerede: satılık mı kiralık mı, hangi kasabada, hangi mahallede? Sonra ne kadar büyük: oda sayısı, alanı, katı. Ardından fiyat gelir; yanında para birimi ve neyi kapsadığı yazar. Bu üç cevap sayfanın en üstünde, tek bir fotoğrafın yanında ya da hemen altında, yazı olarak durur.
Fotoğraflar bundan sonra gelir ve evin içinde yürür gibi dizilir: kapıdan giriş, salon, mutfak, odalar, banyo, balkon; ardından bina ve çevresi. Aynı odanın beş karesi yerine iki iyi kare yeter. Hemen sonra kat planı durur ve fotoğrafların anlatamadığını anlatır: hangi oda hangisine açılıyor, balkon ne yöne bakıyor? Evi görmeden karar verecek alıcı için plan, fotoğrafların bıraktığı boşluğu doldurur.
Planın altında konum gelir: mahalleyi gösteren bir harita ve yanında birkaç cümle. Markete, okula, denize, havalimanına nasıl gidildiği sözle yazılır; uzaktaki alıcı haritadaki adları tanımaz. Sonra neyin fiyata girip neyin girmediği sayılır: eşyalar, beyaz eşya, otopark, depo, ortak alanların aidatı. Yapı henüz bitmemişse bu da açıkça söylenir; bir görselin çizim mi, gerçek daire mi olduğu altına yazılır.
Sayfanın sonunda kimin cevap vereceği durur: adıyla bir kişi, hangi dillerde konuşabildiği, hangi saatlerde ulaşılabildiği. Soru sormanın tek ve belirgin bir yolu olur; birbiriyle yarışan düğmeler değil. Bütün bu bilgiler yazı olarak girilir. Fotoğrafın üstüne yazılmış oda sayısı ya da fiyat sayfanın içinde aranamaz; yabancı dilde okuyan alıcının tarayıcısı, yani siteleri gezdiği program da resmin içindeki yazıyı çoğu zaman çevirmez.
Satılan ya da kiralanan dairenin sayfası aynı gün işaretlenir; fiyat satırının yerine “satıldı” yazar. Sıra her ilanda aynı kalır ki alıcı iki daireyi yan yana açıp karşılaştırabilsin. Yazısı, çizimi ve kodu bizde aynı ekipten çıkar; sıra üçünde birlikte kurulur. Web tasarım gölge listesi onayladığınız aylık işlerin sırasıdır: her satırın karşısında kalkacak gölgenin adı durur ve önce kapıdaki gölge gelir.
Zayıf İnternetle Açılan Bir Sayfada Önce Ne Görünmelidir?
Feribottan az önce inmiş bir misafir, rıhtımda, kalacağı otelin sayfasını açar. Telefonu yabancı bir şebekeye yeni bağlanmıştır; bağlantı ağırdır. Ekran yarım dakika bembeyaz kalır. Sonra tepede, ağır ağır, yana kayan büyük bir fotoğraf belirir. Misafirin aradığı tek şey, taksiciye göstereceği adrestir. Adres sayfanın altındadır ve henüz gelmemiştir. Misafir sekmeyi kapatır, otelin adını haritaya yazar.
Hızlı bağlantıda bir sayfanın parçaları öyle çabuk gelir ki sıraları fark edilmez. Zayıf bağlantıda ise her parça ayrı ayrı, gözle görülür aralıklarla ekrana düşer; hangisinin önce geldiği, ziyaretçinin o yarım dakikada ne gördüğünü belirler. Yani zayıf bağlantıda tasarım, parçaların geliş sırasıdır. Bu sıra kendiliğinden oluşmaz; sayfa kurulurken neyin önce, neyin sonra isteneceği sayfanın kodunda, yani ekranda görünmeyen yapım talimatında, tek tek belirlenir.
Önce yazı gelmelidir, çünkü yazı hafiftir: işletmenin adı, telefonu, adresi ve sayfanın asıl işini gören tek düğme. Bir otelde bu “yer ayırt”, bir kiralama ofisinde “fiyat al” düğmesidir. Bu dört şey resim olarak değil, düz yazı olarak durursa ağır bağlantıda da çoğu zaman ilk görünen olur. Ziyaretçi sayfanın kalanını beklemeden numaraya dokunabilir, adresi kopyalayıp sürücüye gösterebilir.
Fotoğraflar yazıdan sonra gelir; önce küçük ve hafif olanlar, sonra büyükler. İlk ekrana sığmayan kareler, parmak oraya kaydırılmadan hiç istenmez. Her fotoğrafın yeri baştan ayrılır ki kare belirdiğinde yazı yerinden oynamasın. Sayfanın tepesine kendi kendine kayan görseller ya da kendiliğinden başlayan bir video konmaz; bunlar en ağır parçalardır ve zayıf bağlantıda geri kalan her şeyi arkalarında bekletir.
Vazgeçilecek şeyler de vardır. Özel yazı tipleri ayrı dosyalarla gelir; kimi kurulumda yazı, o dosya inene kadar bir süre görünmez kalabilir. Sayfaya, dosya gecikirse telefonun kendi yazı tipiyle başlaması söylenebilir. Açılışta oynayan geçişler, sonradan beliren kutular, arka planda dönen süsler için de aynı soru sorulur: bu, adresi arayan misafiri ne kadar bekletiyor? Cevap hoşa gitmiyorsa süsten vazgeçilir, adresten değil.
Denemesi kolaydır. Bilgisayardaki tarayıcıların çoğunda, sayfa yapanlar için ayrılmış bölümde, bağlantıyı yapay olarak ağırlaştıran bir seçenek bulunur; sayfanın hangi sırayla dolduğu oradan izlenir. Daha kolayı, kablosuz ağı kapatıp siteyi kalabalık bir meydanda, hattınızın internetiyle açmaktır. Sitenizin adresini yazıp yollayın; onu ücretsiz olarak, dört yanından ışığa tutalım. Web tasarım işi başlarsa her ay kalkan gölgeleri ay sonu özetinde gündelik dille okursunuz.
Kiralama formumda ehliyet fotoğrafını da istiyorum; bunu ilk adımda mı, son adımda mı sormalıyım?
Son adımda. Başta yalnızca fiyatı hesaplamaya yarayanlar sorulur: tarihler, saatler, teslim yeri, araç sınıfı. Ziyaretçi toplamı görüp sürdürmeye karar verdikten sonra belge istemek olağandır. Yoldayken telefonla dosya yüklemek her zaman kolay olmaz; belgeyi teslim sırasında göstermek de bir seçenek olarak sunulabilir. Hangi belgelerin gerekeceğini ise formun başında, tek satırla yazın.
Başvuru formunda kimlik numarasını zorunlu tutmazsam uydurma başvurularla uğraşmak zorunda kalmaz mıyım?
Kimlik numarası uydurma başvuruyu durdurmaz; uyduran kişi o kutuya da bir şeyler yazar. Durdurduğu, numarası olmayan gerçek ziyaretçidir. Başvurunun ciddiyetini daha iyi gösteren sorular vardır: hangi gün gelecek, kaç kişi kalacak, hangi okula kayıtlı? Kimlik ya da pasaport bilgisi sözleşme aşamasında, belgesiyle birlikte alınır.
İlanlarımın fotoğraflarını daire sahipleri gönderiyor ve karışık sırayla geliyor; her ilanda yürüyüş sırasını tek tek kurmam mı gerekiyor?
Her karede değil; ilk altı yedi karede kurmanız çoğu zaman yeter, çünkü alıcı kararını genellikle ilk karelere bakarak verir. Giriş, salon, mutfak, bir oda, banyo ve balkon sırayla dursun, kalanı arkaya eklensin. Daire sahiplerine kısa bir liste yollarsanız kareler size bu sırayla gelir. Bulanık ve yinelenen kareleri yayımlamayın.
Sayfamın tepesindeki büyük fotoğraf otelimi en güzel anlatan şey; zayıf bağlantı uğruna ondan vazgeçmem mi gerekiyor?
Vazgeçmeniz gerekmiyor; sırasını ve ağırlığını değiştirmek yeter. Fotoğraf tek kare olur, kaymaz. Telefona, geniş ekrana gidenin küçültülmüş bir sürümü gönderilir. Ad, telefon, adres ve düğme fotoğrafı beklemeden görünür; kare arkalarından gelir ve yeri baştan ayrıldığı için geldiğinde hiçbir şeyi itmez. Misafir aynı fotoğrafı görür; yalnızca ondan önce adresi okumuş olur.